Monday, September 05, 2011

İSTanBUL modern ....


en sevdiğim yerler arasında İSTanBUL ModErn ..... her gidişimde , farklı tadlar yakaladığım bu mekan, her seferinde beni büyüsüne sarıp , hayal dünyama ekledikleriyle bulutlarda uçurmakta .....


fotograf sergileri maceramız sonunda mutlu sonu buldu :)) 3 Ağustos'ta başlayan sergiye , ha bugün gideriz .... evet evet gideceğiz.... gitmeliyiz ...replikleri ile en son gün bilmeden geldiğimizi görmek, şans mıydı ? yoksa, çok istediğimiz için mi yakalamıştık ... bilemiyorum ama tadı damağımda .... tek sıkıntım, içeride evet hala fotograf karelerine anı hapsetmeye izin verilmemesi .......


Steve Mccurry'nin Son Kodachrome Filmi sergisindeydik... tek kelimeyle muazzam idi ....Kodak'ın Kodachrome üretimini sonlandırmaya karar vermesi ve bu son 36 pozluk filmi, National Geographic'in ünlü fotografçısı Steve Mccurry'e teslim etmesi ile 14 Temmuz 2010'da başlayan serüven - 30 Aralık 2010'da bir tarihin daha kapandığını bizlere gösterdi :))) çok kıskandım !!! demeden edemeyeceğim....36 pozluk filimde sadece 5 file ile muhteşem bir görsel dünyaya gönül sürdük bizde ....


müze, pazar günleri ne yazık ki 18:00 de kapanıyor.....hani 24 saat açık olmalı diyip, tüm şimşekleri belki üstüme çekeceğim ama güzel olmaz mıydı ... düşünsenize, 24 saat açık bir müze ve zaman kaygısı yok ...siz ne kadar kalmak isterseniz o kadar kalacağınız, aceleye getirmeden gönül rahatlığıyla herşeyi gönlünüze alacağınız bir müze hayal ediyorum bende :))))


es geçmemek, onu da görmedim dememek ve en önemlisi sonrasında kendimle kavga etmemek için, kapanışa kadar her alanını en iyi değerlendirdiğimi düşündüğüm bir gündü....İstanbul Modern'e gelipte, muhteşem hürrem manzarasında soluklanıp, anı en güzel lezzetlerle taçlandırmamak olmazdı :)))))) yemeğe olan bu tutkum, beni nerelere götürecek artık merak etmeye başladım....ahçı mı olsam, cafem mi olsun , yoksa bilmiyorum...yegane bildiğim güzel yemeğe ve yemekle gelen sohbete hala karşı koyamadığım....tabaktan kişilik analizi yapılabiliyorsa, tek çıkacak sanırım bu olurdu :))))


nerede, hangi şehirde olursak olalım ...şehir, şehirler yorar zamanla..... bir bakarsınız, robot gibi , programlanmışsınız gibi git geller ...geller ve gitler yaşıyorsunuz ... doğa bu düzlemde şekil almıyor olsada, insanoğlu kendini bu şekle sokabillmenin başarısını yakalayan nadide bir varlık ...... bunun ötesine geçmenin yolu, kanımca sanattan geçiyor.... sanat ile dünyalar zenginleşip, büyüyor ve insan gerçekten nefes aldığını anlıyor ...


bu gidişimde, İstanbul Modern'e 1 senelik üyelik formu doldurdum.... 2012 Eylül'e kadar üye oldum...kendimce harika bir hareket yaptımı düşünüyor ve kendimi bu konuda tebrik ediyorum :))))) tüm sergileri, tüm aktiviteleri ve restauranttaki tüm yemekleri kendime hediye ettim bu sene :))))) hahahahhaha öncesinde de aldığım güzel hediyelerim olmuştu kendimden, lakin şuana kadar yaptığım en harikası oldu .......
zaman; sevdiğim şeylerle iken, bana ihanet etmekte ve hızlıca hareket edip ..... beni korkutmakta ..... her mutlu an gibi, anılarıma armağan ettiğim bu anda bitti ve tophane'de türk kahvesi ile günü bitirmek istedik..... tophane'yi sanırım 2 sene önce keşfetmiştim...hahaha meşhurdur bu şehirde yaşayıp, her yeni olana iştahımı hesap edince, herkesin bildiği yerleri bu kadar geç keşfedişim.....geç olsun, güç olmasın demezmi atalar .....

her yerden saran çeşitli nargile kokuları, aydınlatmanın ve avizelerin renklerinin büyüsü ile türk kahvesi keyfi ....denemeyenler için denenmeli diyorummmm ve şiddetle tavsiye ediyorummm :)))) tophane'ye gelipte, tavla atmadan olmazdı tabiii hahahhahahahhaha ......

evet kabul ediyorum zarlar beni seviyor.....her zaman hep kazanamıyor olsamda , zarlarımı ve şansımı seviyorum :o))))) gecenin anlam ve önemini ise son fotograf ile sonlandırıyorum hahahahhahaha tavlada en sevdiğimiz zarlar 4-4: Dört Cehar yada alışığımız gibisi 4 Caar .....


herkese sevgiler

ps:15 günlük tatilden sonra ve bunca sene sonunda bende I hate Monday modunda oldum hahahhahaha evet evet işte bu da bir ilk :))))

0 yorum:

Kermitim